
Ticari sırlar, çoğu zaman rekabet avantajının görünmeyen itici gücüdür. Kaynak kodu, fiyatlandırma anlaşmaları, müşteri stratejileri, ticari planlar veya özgün veri analizleri buna örnek olarak verilebilir. Hukuki anlamda ticari sır; (i) genel olarak bilinmeyen veya kolayca erişilebilir olmayan, (ii) gizli olması nedeniyle ticari değer taşıyan ve (iii) hak sahibi tarafından makul tedbirlerle gizli tutulan bilgileri ifade eder. Bu son şart kritik öneme sahiptir: kanıtlanabilir güvenlik önlemleri, sözleşmesel güvenceler ve iç prosedürler olmaksızın bilgi hızla “sadece gizli” olarak nitelendirilir, ancak hukuken korunan bir ticari sır sayılmayabilir.
Ticari Sırların Korunması
Korumanın temel dayanağı, Avrupa Birliği 2016/943 sayılı Direktifine dayanan Ticari Sırların Korunması Hakkında Kanun’dur (Wbb). Wbb, ticari sırların hukuka aykırı şekilde elde edilmesi, kullanılması veya ifşa edilmesine karşı hukuki yollara başvurma imkânı sunar. Bu kapsamda alınabilecek önlemler arasında kullanım ve yayılmanın yasaklanması, delil tespiti ve muhafazası, bilgi taşıyıcılarının teslimi ve tazminat talepleri yer alır.
Buna ek olarak, genel medeni hukuk da önemli bir rol oynar:
- Haksız fiil (Hollanda Medeni Kanunu m. 6:162): Sözleşmesel bir dayanak olmaksızın ticari sırların kötüye kullanılması hâlinde uygulanabilir.
- Sözleşmeler hukuku: Gizlilik hükümleri, gizlilik sözleşmeleri (NDA), rekabet ve müşteri ilişkisi sınırlamaları.
- Usul hukuku: Yargılamalarda gizli bilgilerin korunması ve 1 Ocak 2025 itibarıyla yürürlüğe giren delil hukukundaki yenilenmiş inceleme ve ibraz hakkı.
- İş hukuku: İyi işçi ve işveren davranışı ilkeleri, iş sözleşmelerindeki düzenlemeler ve işten ayrılma sonrasında alınan tedbirler.
Son olarak, KVKK/AVG gibi diğer hukuki rejimlerle zaman zaman gerilim yaşanabilir. Kişisel verileri işleyen bir kuruluş, ilgili kişilere bilgi sağlamakla yükümlü olabilirken, aynı zamanda gizli ticari bilgileri korumak isteyebilir. Yargı kararları, bu durumun otomatik olmadığını göstermektedir: gizliliğin somut ve gerekçeli biçimde ortaya konulması gerekir.
Yargı Kararları
Midden-Nederland Mahkemesi tarafından verilen bir kararda, bir kişi Graydon/Creditsafe (“Graydon”) nezdinde bir erişim talebinde bulunmuş ve kişisel verilerinin hangi taraflara aktarıldığını öğrenmek istemiştir. Graydon bu talebi reddederek, söz konusu bilgilerin ticari gizli bilgi olduğunu ve müşteri listesinin ticari sır olarak korunması gerektiğini ileri sürmüştür. Mahkeme ise, Graydon’un müşteri listesinin neden ticari sır sayılması gerektiğini yeterince açıklayamadığına hükmetmiş ve listenin ilgili kişiye verilmesine karar vermiştir.
Noord-Nederland Mahkemesi tarafından verilen başka bir kararda ise davacı, holdingin hisse ve varlık satışına ilişkin bilgilere erişim talebiyle ihtiyati tedbir davası açmıştır. Davacı, bir değer artışı hükmü kapsamında satış gelirinden pay alma ihtimali bulunduğunu ileri sürmüştür. Davalı taraf (Taraf X), bilgilerin ticari açıdan hassas olduğunu ve alıcıyla gizlilik anlaşması yapıldığını belirterek talebi reddetmiştir. Mahkeme, bu ticari hassasiyet iddiasının tek başına bilgilerin paylaşılmaması için yeterli gerekçe oluşturmadığına karar vermiştir. Sonuç olarak, bilgilerin davacıya açıklanmasına, ancak sıkı gizlilik şartları ve ihlal hâlinde yüksek bir cezai şart öngörülmesine hükmedilmiştir.
Sonuç
Ticari sırlar hukuken güçlü şekilde korunmaktadır; ancak bu koruma yalnızca kuruluşların gizliliği ciddiyetle organize etmeleri ve bunu somut biçimde ispatlayabilmeleri hâlinde mümkündür. Yargı kararları aynı zamanda “ticari sır” kavramının, yasal erişim veya bilgi verme yükümlülüklerine karşı otomatik bir gerekçe olarak kullanılamayacağını göstermektedir. Bu nedenle dikkatli hareket etmek isteyen işletmeler, yalnızca hukuki etiketlere değil, somut tedbirlere ve gizli bilgilerin gerektiğinde kontrollü şekilde paylaşılmasına yönelik bir stratejiye yatırım yapmalıdır.
Ticari sırlar hakkında sorularınız mı var? Uzmanlarımızdan biriyle iletişime geçin.
Contact with Mustafa KahyaMustafa Kahya
